15 Ağustos 2011 Pazartesi

Evliysen Özgürsün!

Kocamla hayat değişiyor.
Evlenmeden önceki günlerimi özlüyor olmamam, 
evliliği sevmemden mi kaynaklı sence?
Yanılırsın!
Evlenmeden önce ister 20 yaşında ol ister 30... 
Farketmez. Çocuksun. 
Fakat evlilik öyle bir değişim ki hayatında... Çok köklü...
Artık bedenin ve ruhun kadınlaşsa bile bir tarafın hep çocuk,
evlenmediğin süre içinde. 

Özgürlük falan hikaye...
Asıl özgürlük evlilikte. Tabi adamına göre değişir. Seçimi çok iyi yapmak gerekir.
Sana evlenmeden önceki günlerini ''ah'layıp vah'latarak''aratan bir adam olmamalı.
Evlenmek için evlenilmemeli...
Çünkü evlilik sevmediğin 1 adamla geçebilecek bir kurum gerçekten değil.

Evlenmeden önce n'apıyorsun da evlendikten sonra yapamayacağın hiç düşündün mü?

Sevgilinle dışarı çıkıyorsun, kaçamak yapıyorsun, 
onun yanında 1 gece kalabilmek için 40 takla atıyor, 
gerekirse amuda kalkıyorsun ki ailenden 'arkadaşımda kalıyorum' yalanlarıyla... 
Arkadaşlarınla çay, kahve içiyorsun.
Arkadaşlar, sevgililer toplanıp eğlenmeye gidiyorsun. 
Alışveriş yapıyorsun.
Evinde iş yapmıyorsun ama sorumlu olduğun bir odan varsa, 
onu toplamak zorundasın. (Ya da benim gibi değilsin) 
Sevgilinle tatile çıkmak için ''arkadaşların yazlıkları'' bahaneleri gırla...
Kız arkadaşlarınla kalıyor, fütursuzca sabahlıyorsun.
Kazandığın ya da kazanamadığın parayı ıvır zıvıra harcıyorsun 
ve bir bakıyorsun daha ayın ortasında parasız kalmışsın. 
Gelinliklere yan gözle de olsa bakıyorsun.
Evlenenlere ''aha bu da evlenmiş vay bee'' diyorsun.
Çocuğu olanlara içten içe imreniyorsun.

Şimdi aslında asıl istediğin, arzu ettiğin özgürlük evlendiğinde seni buluyor.
Babanın izin vermediği çoğu şeye kocan izin veriyor. 
Mesela ''hadi tatile gidelim'' dediğin zaman, maddi yönden imkanı varsa ''hadi, nereye'' diyor... 
Mesela '' ben aileme, arkadaşlarıma gideceğim dediğinde, hemen ''ne zaman istersen'' diyor... 
Gece dışarı çıkmak mı istiyorsun? Çıkıyorsun! 
Sevişmek mi istiyorsun, vicdan azabı çekmeden sevişiyorsun. 
Çocuk mu istiyorsun, yapmak senin elinde...

Evlilikte izin yok. Evlilikte anlayış var. Evlilikte 2 insanın 1 oluşu var. 
Hani bekarken sevgilinle tartıştığın o problemler var ya, 
işte onların hepsi evlenince toz oluyor.

Gençliğine doy(a)amayan kişi! Neden birileriyle olursun sevgili? 
Neden hemen beklersin ciddi ilişki? Bu yaşadığın nasıl bir ironi? 

''Bir erkeğin egemenliği altında yaşayamam'' bu zihniyetle evlenilmez, 
evlenilse de yürümez. 
Çünkü erkek egemenliğine değil, 2 kişi 'mutluluğun egemenliği' altına giriyorsun. 
Acısı, gözyaşı, heyecanı, huzuru vs. bunlarda kayıtsız şartsız senin...

Sen öyle kaçamak değil de, kocanın göğsüne kafanı bir gece koyarak uyu... 
Bak bakalım, anla asıl özgürlüğün ve huzurun ne demek olduğunu...


Hiç yorum yok: