25 Eylül 2011 Pazar

Çok oturduk evimizde taşınıyoruz.

Bu evi nasıl tuttuğumuzu bugün gibi hatırlıyorum. Evlenmeden 1 ay evvel internetteki araştırmalarım sonucu bir sürü ev kaydetmiştik.Gezecek ve karar verecektik.Nihayetinde İzmir'e geldik ev bakmaya.
Ama sadece 2 ev gezdik. Bir tanesi Göztepe tarafında sahilde 3 oda 1 salon bir apartman dairesiydi.
Dışarıdan bakılınca kesinlikle 'o' olmalıydı.Hem Tufan'ın teyzesinin de yan apartmanıydı. İşime gelirdi...
Eve girip salonu görünce ''evet budur'' dedim. Önün alabildiğine deniz manzarası. Kocaman camlar. 
Rakının dibine vurabileceğin bir balkon...Benim için önemli olan mutfak ve banyoydu aslında...
Mutfak kırık dökük, banyo köpek bağlasan duramayacak şekildeydi.En az 10 milyar masraf vardı evde.
Odalar desen gömme dolaplı olmasını ne kadar sevsem de kırılmıştı..Anında soğudum.Sahildeki evler 30-35 senelik olduğundan içleri eskiydi.Eski ev severim ama kırık dökük değilse...,Umduğumuzu bulamadık ve geldik buraya.Burası neresi mi?
Burası Sasalı. Doğal Yaşam Parkı ve Sasalı köyü'ne bile yürüme mesafesinde olmayan Çiğli'ye bağlı ayrı bir yer.İzmir'in bir ucu. 28 km uzaklıkta.İlçesine ise 10 km...Siteler ve yüzlerce villa. 
Hem de havuzlu, jakuzili, bahçeli, güvenlikli, 3 oda 1 salon. 2 oda ve salon havuz manzaralı. Ee tabi evi gezince yeri nerde, ben nasıl dışarı çıkarım, nasıl yaşarız vs. herşeyi unutuk ve gördükten yarım saat sonra kontratımızı yaptık. Evlendik, balayına gittik ve sonunda evimize geldik. Tabi bahçeleri yıkıyoruz, masalarımızı çıkarıp yemeklerimizi bahçede yiyoruz, havuza doyamıyoruz. 
İlk tanıştığımız komşularımız sivrisinekler oldu.Gerçi onlara sivrisinek demek doğru olur mu bilmiyorum!
İğne sokmuyorlar, kopartıyorlar. Kan emmiyorlar, hortumluyorlar. Tshirt giysen de faydası yok, üzrinden bile yiyor. Valla bak hatta tshirtlerin delik deşik oluyor. 
Tufan işe gidiyor, ben evde temizlik, seyir, mutfak, internet günlerimi geçirir oldum.
2. ayımızı bitirdik. Bu 2 ayda ya misafirimiz oldu ya da biz Avşa, İstanbul, Darıca, Çınarcık  geldik gittik.
Hadi ev kalabalıkken pek hissetmedim mahsur kaldığımı. Ama yalnız kaldığım an'larda, sigaram bittiğinde, ekmek kalmadığında, süt bittiğinde anladımki ben dağbaşındayım. Ve çaresizim.  Nerde o babaevinde aradığım kuruyemişçim? 
- 2 paket sigara, 2 ekmek, bi lolipop, patlamış mısır ve beyaz tadelle 22 numaraya.

Gerçi burdada Herşey dahil Rafet var, site görevlimiz fakat o da ayrı bir roman...
Site sakinlerinden birinin kafasına sopayla ölümüne vurdu. Evet şaka yapmıyorum öldürmek için vurdu ama sıyırdı. O geceyi hatırlamak istemiyorum. O benim kocamda olabilirdi Allah korusun. 
Gerçi benim kocam onu o sopaya ya oturtur ya da yutturur o ayrı bir konu ama neyse!

Verdiğin sipariş 1 saatten önce gelmiyor. Bazen hiç gelemiyor. Bazen yanlış geliyor.Gelmeseydi daha iyiydi dedirttiriyor.Bakkal aşeriyorum ama yok. Çıkıp yürümek istiyorum ama yok. Bisiklete binmek istiyorum ama bisiklet yoluna gidebilmek için yapılmamış yollarda 15-20 adet köpekle savaş vermem gerekir.İnsanları tuhaf.Biri diğeri için '' onlar evli değillermiş''.Bizim için '' aa o köşedekiler yeni evli çift, yüzlerinide bir türlü göremedik. Karısı hamile olan, kafasına sopa yiyen adamında karısı değilmiş o kadın. 

Mesela maksimum 20 gün evvel taşınan biri beni kahveye çağırıyor ve istemeden de olsa gidiyorum bahçeler yakın!Tufan arıyor beni ''çıktım aşkım, geliyorum'' diye  ve bu kadın tanımadığı bir insan için yani benim kocam için! ''kocana selam söyle ahhhahhahhha korkmasın karısı emin ellerde ahhahhhahha''  diyor.Kahkahaları ise siteyi inletiyor.  ''Ben 40 yaşındayım ama sen bana lütfen adımla hitap et ben abla kelimesine tahammül edemiyorum ahhhahhhahha''

''Eline sağlık, Tufan gelir şimdi ben gideyim sofrayı hazırlayayım'' deyip kaçıyorum. Ki muhabbete bayılan ben...Gerçi bu tarz insanlar sadece burada mı mevcut? Hayır her yerde var. Nereden ve nasıl buluyorlarsa o samimiyeti? Çok mu sıcak gözüküyoruz ya da large?  Enteresanlar doğrusu! Ben kimsenin kocasına bu ve bu gibi şekillerde davranmam. Abicim adam bişi anlatırken yan gözle bile bakmam. İletişimin temel kuralıdır gözgöze konuşmak. Ama işin içine bir başkasının kocası girdi mi ben karısının gözüne bakarak dinlerim ya da etrafa! Neyse...Ben gün içerisinde kapım panjurum kapalı oturmaya başladım hem olaylar hem de bu kadın ben yalnızken gelip gitmesin vesaire diye... (Milletin bahçeden girilen salon kapılarından dangur dungur içeri girdiği ve samimi tavırları yüzünden bütün evler şikayetçi olduğu ve o rahatlığını gördüğüm için)Ayrıca bunlardan evvel ev sahibimizin evimizi sattığını ve sattığı adamında evi satışa çıkardığını öğrendik. O an bana ne kadar soğukluk binmiş olsa da sitedeki olan bu saçma sapan olaylardan ötürü iyice soğudum.Ev bana otel gibi gelmeye başladı. Tatil bitecek ve gideceğiz buradan moduna girdim.
Nihayetinde Tufan'da kendi kendine ''taşınalım'' deyiverdi...

Ve biz başladık internette deli gibi ev bakmaya. İlk hedef Karşıyaka ve Bostanlı'ydı. Güzelyalı tarafına da  baktık içimizde kalmasın diye. Ve 1 katta denize sıfır 3 oda 1 salon bir ev bulduk. Fakat Tufan 1. kat olması sebebiyle o kadar istediği sahili elinin tersiyle itiverdi. Bende çok sevmiştim ama aslında korkmuştumda.  Gerçi ben Karşıyaka'yı daha çok sevdim Göztepe'den!
Bostanlı merkezde sahile 5 dakika yürüme mesafesinde bir kaç ev gezdik. Hepsi de içime sindi ama kimi gereksiz büyüktü, kimine masraf yapmak gerekliydi. Sıfır bina falanda istemiyordum artık!Sıcak, huzur dolu, daha ufak, mutfağında oturabileceğim bir ev arıyordum.Bostanlı'da bir tanesine taktım kafayı. Tufan ille Mavişehir'e bakalım dedi.Baktık.  Egepark Avm'nin yanında 4. kat, yatak odası dere manzaralı, salonu villalara ve Egepark'a bakan, mutfağı, banyosu çk güzel bir daire bulduk. Bir anda Bostanlı'daki evi unuttum ve budur Tufan dedim. Tufan bunu mu istiyorsun diye sordu.  Evet dedim.Bisiklete binebilecek, bakkala gidebilecek, Avm gezebilecek, yürüyüş yapabilecek, sahile 5 dakikada gidebilecektim. Evin içide 2. el olsa da sıfırdı resmen. Belki bir badana gerekirdi. Hemen ''kontratımızı yapalım'' dedik ve emlakçıya doğru yol aldık. Emlakçı karşıyaka sahilindeydi. Tufan'ın İzmir'e geldiği günden itibaren içinde olan sahil şeridi... Oturduk bahçeye, önümüz mis deniz. Sularımız geldi buz gibi önümüze. Kontrat yapacağız boru mu! 
Tufan dayanamadı ''ya bu sırada ev yok mu hiç bu fiyatlarda'' . 
Ben ''of Tufan bulduk ya işte evi, hem eski bu evler kırık dökük oluyor boşver'.
Beni takan kim! 
Kadın ''aa var 2 apartman yanımız''.
Tufan: ''Görebilir miyiz hemen?''
Kadın ''tabiki''
Ben: ''pofff''

Yürümeye başladık ve 10 adım sonra kadın bize dışarıdan evi gösterdi ilk. 
Ben görünce biraz offladığıma utandım.
Tufan ''kesin bayılacaksın sen bu eve'' dedi.
''İçini görmeden yorum yapamayacağım'' dedim.
 4. Kata çıktık. Kapı açıldı ve benim gözlerimde aynı anda yuvalarından...İçeri girdik. Kendimi bir salona bir mutfağa girip çıkarken buldum. Salon ve mutfak leb-i derya! Aman Allahım! Ev eski. Ama kırığı çıkığı, çatlağı yok. Mutfak eski ama tam L koltuğu atıp, içeceksin, yazacaksın, 1001 çeşit yemek yapacaksın.
3 odalı, odalarda gömme dolap var. Küçük küçük odalar ama bize yeter. O manzara zaten adamı sarhoş eder, yattığı yeri bilemez insan! Tuvaleti tam olarak göremedik bile, elektrikleri açılmamıştı henüz.
Kadın sordu ''ne düşünüyorsunuz?'' diye.
Tufan '' lütfen bu soruyu eşimi salona götürerek sorun'' dedi.
Benim ağzım kulaklarım varmış konuşacak durumda değilim.

Karar verdik ''tutuyoruz''.
Evet anlaştık.
Salı günü kontratımızı yapıyoruz Allah nasip ederse.
Onca gezdiğimiz yeni, eski, geniş, merkezi bütün evler yok oldu gitti gözümden.

Şimdi istediğim zaman bisikletimi alıp sahilde turlarım, istersem yürütüş yaparım , istersem koşarım, istersek balık tuatarız, istersek balıkçıya gideriz, istersek bir cafe'de otururuz, istersek meyhane, ister banka, ister camii, ister çarşı, ister pazar... Herşey dibinde!

İstanbul'da böyle bir binada oturmanın bedeli en az 5000 dolar! 

Biran buradan hiç kurtulamayacağız ve ben atlaya zıplaya taşındığım bu evden bir daha çıkamayacağım diye çok korkmuştum. Burası bana çok güzel bir balayı, İzmir'e ön hazırlık oldu.

Şimdiyse gerçek bir ev'e taşınma telaşı sardı bizi.
Yeni evimizde, çoluklu çocuklu, mutlu huzurlu günler bizi bekliyordur inşallah.

Burada çok oturduk orada az oturmaya gidiyoruz(!) :))







Hiç yorum yok: