27 Kasım 2011 Pazar

BİZİM MECLİSTE SİYASETE HİÇ GEREK YOK!!!

Duygusal bir göçteyim.Göç dediğime bakmayın siz.
Tatlı bir göçebelik bu. 
Ama hassas.
Şuan herşeye üzülebilir herşeye sevinebilirim en yoğun şekilde. 
Benim henüz hamile olduğumu algılayamayanlar var, algılayıp kuzumun kendilerine nasıl hitap edeceklerinin hayallerini kuranların dışında... 
Hamile olmayı bir kenara evlendiğimi farkında olmayanları nasıl ifade edebilirim bilmiyorum.

Beni hala küçük bir kız çocuğu, hala en yakın dostları, hala arkadaşları tabiki sansınlar bundan mutluluk duyarım. Ama ben neden hala dost hala arkadaş ya da hala küçük kız çocukları gibi hissetmiyorum kendimi acaba sorguluyorlar mı kendilerini? 
Ben artık evlenmeden önceki o kocaman ailem dışında 3 kişilik bir aile oldum.
Dolayısıyla önceliğim eşim, evim ve büyümesini 4 gözle beklediğim bebeğim.

Herkesi belki haketmeyenleri bile ederinden fazla sevdim, değer verdim. 
Hataları görmezden geldim.
Ama ben evlenince iş değişti, tıpkı siz evlendiğinizde değiştiği, diğerleri evlenince değişeceği gibi...
Evlenmeden önceki düşüncelerimle evlendikten sonraki düşüncelerim arasında uçurum kadar fark var. 
Bu uçurumdan attıklarım, atmaya kıyamadıklarım ve sallandırdıklarım ya da atmaya hazırlandıklarım...

Begüm artık kimsenin politikasına malzeme olmuyor. 
Begüm artık kimsenin işine karışmıyor. 
Begüm artık kimseyi dinlemiyor. 
Begüm artık iyiyi kötüyü ayırt edebiliyor. 
Begüm artık saf değil ya sizinle aynı safta yürüyemiyor. 
Peki Begüm öyle Begüm böyle... 
Begüm yok artık bilmem farkında mısınız? 
Begüm ve Tufan var.

Soruyorum şimdi meclisin hem içine hem dışına:
Siz bana veryansın ederken benim artık TEK olmadığımı aklınıza getiriyor musunuz?
Siz artık bana ben evliymişim gibi muamele edip, eşimin yanında nasıl davranıyorsunuz?
Siz eşimin bulunduğu ortamlarda nasıl hareket ediyorsunuz?
Beni yargılarken, bana yaşatılanların eşime nasıl yansıdığını biliyor musunuz?
Beni gerçekten seven insanların eşimin yanında usturuplu olması gerekmiyor mu?
Benim çocukluğumu bilen, çok sevdiğim adam&kadın ların evliliğimi düşünerek biraz daha mantıklı hareket etmesi gerekmiyor mu?

Herkesin bir hayatı var. Kimse kimsenin hayatına müdahale edemez. 
Ben nasıl kimsenin aile yaşantısına karışmıyorsam kimse de benim aile yaşantıma karışamaz. 

Eşim ve ben en az herkesin yaptığı kadar beraber tükürüyor, o tükürüğü beraber yalıyor, sonuç olarak beraber nefes alıyoruz.Tek bir farkımız var; 
BİZ SIÇIP, SIVAYIP, YEMİYORUZ YA DA ORAYA BURAYA FIRLATMIYORUZ.
BİZ KLOZETLERİ NE KADAR PİSLETSEK DE, SİFON ÇEKMEYİ ,TEMİZLEMEYİ BİLİYORUZ.

Biz insan olarak yaklaşana insanca davranıyoruz. 
Bize saygı duyana biz yığıyoruz. 
Biz doğal oluyoruz, oyun oynamıyoruz. 
Biz insan kaybetmeyi marifet saymıyor, insan kazanmanın zafer olduğunu düşünüyoruz.

Farkında mısınız BİZ diye yazıyorum. 
Belki sizin çok uzak kaldığınız bir kavram bu BİZ kelimesi.

Biz oturmasını kalkmasını bilen, biz bizimle çıkarsız görüşen, biz bizimle gülen, bizimle yürekten ağlayan, biz bizi bizim sizi düşündüğümüz gibi düşünen insanları istiyoruz hayatımızda.
Yıkmaya çalışan değil yapmaya çalışanı istiyoruz yuvamızda.

İnsanlar yıkmaya meraklıdır. Yaptıkları olmadığından herkes göçük altında kalsın isterler kendileri gibi. 
Kimi vardır dürüsttür. Bizi ne kadar beğendiğini, özendiğini, bizim gibi aşk evliliği yapma isteğini söylerken, kimi içten içe kudurur, geceleri uykularından olur, bütün vaktini bizim hayatımızı düşünerek harcayıp, acaba nerden mutsuz edebilirim düşüncesiyle bilinç altı ve üstüyle kapışıp, hasetliğinden kudurur. 
Ne gerek var?

Allah herkese bir yazı yazmıştır. 

Öyleleri var böyleleri var belki daha anlatamadığım gibileri var.

Biz bize yazılanı yaşıyoruz. 
Konumuz belli, noktalama işaretlerini biz seçiyoruz. 
Kimse yazımıza kendi isteğiyle nokta, virgül, iki nokta üst üste, üç nokta, 
soru işareti hele hele ÜNLEM olarak giremez. 

SİZE GÖRE BİZ BELİRLERİZ.
BİZE GÖRE SİZ BELİRLERSİNİZ. 
BU HEP BÖYLEDİR!

Ama dediğim gibi BEN artık BEN değilim BİZİM!
Evlendikten sonra ben değişmedim. Sadece bizleştim.

Bir laf konuşup, bir hareket edilecekse önce benim tayfamın, eşimin ''el adamı'' olduğunu, eşimin tayfasının benim ''el kızı'' olduğumu unutmaması ve ona göre davranması gerekir. 
Bu çocuğa böyle davrandık ama bu kız acaba Tufanımıza çektirir mi?
Biz bu kıza böyle böyle yaptık ama bu Tufan bizim kızı üzer mi?
Biz ikisine böyle böyle yaptık ama... (En kötüsü de bu olsa gerek)

Biz birbirimizin HERŞEYİ olsak dahi...

Sözlerimi meclisin hem içine hem dışına yazıyorum. Kişi hedefim yok.
Okuyan, üzerine alan alır. 
Üzerine alan varsa zaten yanılmamışızdır.

TBB meclisine girebilmek için GBT'ye ihtiyaç yok.
SİYASETE HİÇ GEREK YOK!!!
Sadece saygı+vicdan+insanlık. 
Hepsi bu kadar kolay!!!



Hiç yorum yok: