1 Mart 2012 Perşembe

DURU BELİS'İMİN İLK TEKMESİ:)

Baharın ilk günü. 
Yemişim baharı. 
Kızımı gerçek anlamda hissettiğim ilk gün.
Daha önce ufak hareketleri, kıpırtıları, pıtpıt diye adlandırdığım minicik gezintileri bugün tekmeye dönüştü. 
Karnımın ileri itildiğini hissettim. 
Kadın olduğumu, hamile olduğumu, en en en güzeli ise ANNE olduğumu hissettim. 

Şuan bu satırları yazarken bile hareketli içimde, dönüyor, vuruyor, geziyor...
Ve ben kelimeleri bir araya getirmekte ilk kez zorlanıyorum. 

Asıl şimdi kucağıma alacağım günü daha çok merak eder oldum. 
Bana göre ufacık, kızıma göre en hareketli, en büyük tekmeyi attığı gün bu kadar heyecanlanıp, kalp çarpıntısı yaşıyorsam, o günü hiç düşünemiyorum. 

Yalnız bir sorunumuz var:)
Tekmeyi yediğim anda çığlık atınca, evdeki yardımcımız korktu ve onunla gözgöze buldum kendimi.
Allahım günah yazmasın ama şimdi içimde ''ya ona benzerse'' diye bir korku oluştu:) 
Hafif şehla gözler, tombik, 110 beden göğüsler, 145cm boy, bakımsız bir kadın...
Hemen döndüm aynaya baktım ama ilk onunla gözgöze gelmiş olmam inşallah kızımın ona benzemesine sebep olmaz. Vallahi korktum şimdi:))
Kızım benim boyunu posunu babasından, yüzünü annesinden alacak inşallah:)

Neyse...
O bir kaza, o bir şok, o bir heyecan, o bir ilk'in muhteşem travmasının boş bakışıydı. Amma büyüttüm değil mi? An'ımın tadını çıkarmak istiyorum. Şükretmek istiyorum...

Allahım sana şükürler olsun cenneti ayaklarımın altına serdiğin için.
Şükürler olsun bana bu mucizevi duyguyu tattırdığın için. 
Şükürler olsun.
Binlerce, milyonlarca kez şükürler olsun. 
Onun koklamak, ısırmak için delirdiğim minicik ayaklarını karnımın üzerinden bana hissettirdiğin için. 


DURU BELİS'im, hayattaki en kıymetli varlığım, güzel kızım benim.
Kafa göz dal annene, tekmele, yumrukla, şimdiden alış dışarıdaki hayatla savaşmaya. Sana kurban olurum ben oynak kızım benim:)

Hiç yorum yok: