15 Nisan 2012 Pazar

HARAM DEĞİL, ÇOCUĞUMUN SADAKASI OLSUN!

Herkese pazar gecesinden selamlar, sevgiler:)
Kimi için kabus bir gece çünkü yarın iş var, kimileri için çok güzel bir gün çünkü yarın iş güç yok,
benim gibiler içinse hem güzel, hem kabus... Çünkü yarın ne pişirsem sıkıntısı başladı bile:)
Neyse konumuz bu değil...

Daha evvel temizlikçimin kumbramı patlatıyor olabileceğinden bahsetmiştim. Ve bu hafta perşembe günü bu onaylandı!!! Kısaca özet geçmek istiyorum: Ekim ayında 180 lira olan kumbaramıza hemen hemen her gün para attık taa ki geçen hafta bir sayalım diyene kadar içerisinde 400 lira falan biriktiğini düşünüyorduk. Duru Belis'imiz adına hesap açacak ve onun için bankaya yatıracaktık... Geçen hafta saydığımızda tam tamına 78 lira kaldığını görünce şoka girdik. Günah almak istemedik ama evimize her hafta giren yardımcımızdan şüpelenmekte haklıydık. Ama tabi günah almamamız da gerekiyordu. Neyse... Bu hafta bir plan kurduk. Emin olmamız lazımdı. Çarşamba akşamı oturduk bir güzel saydık 1 hafta içinde 102 lira yapmıştık yine kumbaramızı. Ertesi gün bakalım 102 lira mı olacaktı yoksa yine azalacak mıydı? Bu kadar uyuyor olmamız, ona bu kadar güvenmemiz boşuna mıydı... Geldi.''Başım ağrıyor, kemiklerim ağrıyor, adet oldum karnım ağrıyor ilaç var mı'' diyerek güne merhaba dedi her hafta olduğu gibi. Apranax Fort verdim, 2 tane istedi. İlacın kuvvetli olduğunu ve 1 tane içmesinin ağrılarını keseceğini söyledim. Bu arada anlamadığım şey ''bitmeyen bir adet döngüsü olduğu''... Her hafta bana geldiğinde adet sancısı çekiyor olması ayrı bir tuhaflıktı.
Çayı koydu, 2 bardak çayını içti, başladı temizliğine. Camları sildirmedim bu hafta yağmurlu geçecek diye. Eşimle aynı dolapta sıkıştıkış duran eşyalarımı ayırdık beraber, yan odadaki gömme dolaba. Kışlık ayakkabılarla yazlık ayakkabaları yer değiştirdik portmantoda. Çamaşırlar yıkandı, ütü için yatağın üzerine konuldu. O sıra ona para vereceğim için cüzdanıma baktım ki bozuk param yok. Bozuk parasının olup olmadığını sorunca 'bende para ne arar abla'' dedi. Heh dedim bana bahane çıktı. Bakkala inmeliydim...
Ben evdeyken kumbarayı patlatan kadın ben yokken asla boş duramazdı değil mi?
Bakkala indim ve geldim aradan 1 saat sonra işi bitti ve giyindi. O arada üzüldüğümden kızına 1 poşet elbise verdim. Allah razı olsun dedi... Bir de normalde aldığı paradan 10 lira fazla verdim... VİCDAN...
(Hala almamıştır ya)falan diyordum içten içe...

Eşim aradı 'gitti mi'' diye... Dedim gitti... Kumbara ne alemde diye sordu. ''sen gel beraber sayalım, dokunmadım'' dedim. Oturduk yatağın üzerine döktük. Eşim görür görmez ''Begüm almış'' dedi. 'Dur dedim, günah alma hemen, sayalım...' Bir saydık ki 70 lira kalmış! 30 lira yine gitmiş... Sayarak almadığı kesin. O arada dökebildiği kadar döküyor, neresine olursa! Ama HARAM ETMEDİK! ''ÇOCUĞUMUZUN, BAŞIMIZIN GÖZÜMÜZÜN SADAKASI OLSUN'' dedik. Geçen hafta şüphelendiğim zamanki sinirim yoktu üzerimde. Giden gitmişti. Her hafta aldığı paralarla toplam 300-400 lira götürmüştü ufak ufak...
Yazıklar olsundu!
O kadar iyi niyetimize gerçekten haketmemiştik. Peki ne yapmak gerekirdi? Kadın neden küpelerime, kolyelerime dokunmuyordu? Dikkat çekecekti tabi, od da haklıydı kendi çapında!
Hemen Tufan'ın teyzesini aradık. Tufan'ın teyzesi ayarlamıştı bize o kadını. Kendisine de o gidiyordu 2 haftada 1 memnun olmasa da... Tufan'ın teyzesi çok sinirlendi, ve onu arayıp yerin dibine sokacağını vs söylüyordu. Bende katılıyordum. Çünkü eğer biz ona onu ne yaptığını bildiğimizi söylemezsek başkalarının canını gerçekten yakabilirdi. Biz madur olmuştuk belki ama ihtiyacımız yoktu şuan kumbaradaki paraya. Kendi yağımızda kavruluyorduk. Ama ya başkalarının canını yakarsaydı!
Tufan'ın eniştesi ''elinizde delil yok, görüntü yok, ispatla derse ne diyeceksiniz'' deyince bu kez teyze arayıp ''bundan sonra ne benim kapıma, ne de Tufanların kapısına gitmiyorsun'' deyince ''neden abla'' demiş. Teyzemde ''sen biliyorsun terbiyesiz deyip telefonu kapatmış. Ve ne Nurten teyzemi, ne beni arayıp ''ne oldu, neden böyle dediniz' diye sormadı! AŞAĞILIK PİSLİK!

Neyse ki soğana dönmeden soyulduğumuzu anladık da yolumuzu verdik. Şimdi umarım yeni bulacağımız kadın güvenilir, HELAL SÜT EMMİŞ biri olur. İhtiyaçtan almıştır deyip vicdan yaptığım an ''ya bizim ihtiyacımız olsaydı o paraya, ya aç kalaydık'' diye düşünürken buluyorum kendimi. 400 lira az para mı ya? İhtiyacımız şuan yoktu ama biz o parayı yazın doğacak kızımız için biriktiriyorduk.
BAK YİNE SİNİRLENDİM!!!
Neyse...
Böyle işte.
Allah herkesi helal süt emmiş, Allah korkusu olanlarla karşılaştırsın.
Yüksek sesle dua eden, Allah'a şükrederken yanındakine duyurmaya çalışan insanlardan bir kez daha korkulması gerektiğini anladım!
Lütfen bu yazıyı okuyan kim varsa benim yanımda sesli ALLAH, DİN, KİTAP'tan bahsetmesin!
Çünkü ASLA inanmam.

2 yorum:

bir kum tanesi dedi ki...

ne kadar iyi niyetlisiniz allah sizin gönlünüze göre versin.

Adsız dedi ki...

hikaye okur gibi okudum valla.allah birdaha yaşatmasın