8 Mayıs 2012 Salı

AZ KALDI!!!

Al sana başladı mı korkular, panik ataklar, terlemeler, yalancı sancılar, belkide psikolojik ağrılar...
30. haftaya girdiğimiz şu günlerde duyduklarım, yaşadıklarım ve yaşayacaklarım ve havanın bir anda sıcaklaması beni geriyor da geriyor...
Duru Belis'imin keyfi yerinde, kilosu, boyu, suyu maşallahı var kızımın. Ama ya anasının?
Gergin.
Korkak.
Duygusal.
Sinirli.
Heyecanlı.
vs.
vs.
Önce İzmir'de olmasam da o an'larda ard arda olan deprem haberleri, ''iyi ki yoktum kesin doğururdum'' düşünceleri, bebeğimin kuvvetlenen hareketleri, ara sıra kasıklara ve belime giren saniyelik sancımsı ağrılar, bıçaklanma hissiyatları, gece uyuyup 20 kez uyanma sendromları, sola dönerek uyuma gözünü sağda açıp panikleme halleri, her şeye alınır hale gelmem, tahammülsüzlüğüm, doğum anını düşündükçe dakikada belki 200 vuran kalbim, erken doğum yapanlar, 40. haftasına gelmiş hala doğuramayanlar, sıcaklar, hayatında terlemek nedir bilmeyen benim kaşımdan gözüme süzülen terler. Rüya denemeyecek kabuslar. Yürürken idrar torbamın üzerindeki baskılar, idrara çok çıkmalar, çamaşır makinesine çamaşır atarken yorulmalar, sürekli kapanan gözler, uyansam da çok fazla sürekli uyku halleri. Ahh ahh... Boşa dememişler ''40 kere hacca götürseler de, 9 ay karnında taşımanın yerini tutmaz'' diye...
Bunları belki 1-2 ay içerisinde gülerek anacağım ama şuan ne yaşadığımı bir Allah bilir bir ben, bir de yaşayan...
Kızımı sağlıkla kucağıma almaktan başka düşüncem yok şuan.

Yaklaşık 4 hafta daha İzmir'deyim. 35. haftada İstanbul'a gidip doğum için geri saymaya başlayacağım. Tabi bu 4 hafta nasıl geçecek hiç bilmiyorum. İçimden bir şeyler akıp gidiyor düşündükçe. Evimi bırakmak istemiyorum, ama burda yalnız başıma kalmak istemiyorum. Kimse gelip başımı beklesin istemiyorum. İki ucu kakalı değnek derler ya aynen öyle bir ruh halindeyim. Zaman daraldıkça tahammül azalıyor. Su almaya bile halim yok çoğu zaman. Normalde bile her şeyi önüme hazır bekleyen ben 8 ayı nazsız kaprissiz atlatmış olmama sevinirken, naz ve kapristen çok uzak kendi kendime yetememe durumundayım. Duştan sonra saçlarımı taramak bile yorar oldu beni. Elim resmen saçlarımı taramaya yetişemiyor. Şuan bu satırları yazarken bile bir an evvel ayaklarımı uzatıp yatmak, uyumak istiyorum, yarım saatte bir ter içinde uyanacağımı bile bile...

Allah herkese bu güzel duyguyu yaşatsın, benim gibi hamile arkadaşlarıma ve bana meleklerimizi sağlıkla kucaklarımıza almayı nasip etsin. Yürüyüş de, bu güneşte yürürsem ne hale gelirim ki...
Akşam tok karnına da yürümek zor oluyor, karnımda artık bir insan var, Duru Belis'im kocaman kız oldu.
Ve  geri saymaya başladık muzurluk yapmazsa kızım... 12 TEMMUZ'a ne kaldı şurda:)

3 yorum:

Fincan Teyze dedi ki...

uyuyabildiğin kadar uyu, dinlenebildiğin kadar dinlen...

Denizin Yıldızı dedi ki...

Yaşasınnn kısmetse yengeç olacak o zaman :)))

Sevgi dedi ki...

canım benim ya.. seni çok iyi anlıyorum.. rahat ol nolur.. fincan teyzeye katılıyorum.. uyayabildiğin kadar uyu.. sonra ihtiyacıon olucak..