17 Haziran 2012 Pazar

35+1 OLDUK, HEYECANLA DOLDUK

Sabahın 08:30'u...
Uzun zamandır yazmıyorum. Aslında yazacak fırsat bulamıyorum. Çünkü uzun süre oturamıyorum.
Son 1 haftadır ağrılarım arttığından, yürümekte, yatıp kalmakta, sağıma soluma dönmekte, tuvalete bile gitmekte zorlanıyorum. Aslında seviyorum bu hali de, biraz sıkıntılı. Biraz mı? Yok yok bayağı sıkıntılı. Geçen hafta sol kasığımda başlayan gerilme mi, kasılma mı, ağrı mı, ne olduğuna karar veremediğim o rahatsızlık hissiyatı halen daha devam etmekte. 2 gün evvel doktorum Kaan Kocatepe'ye mesaj atıp, rahatsızlığımı dile getirdim. Allah razı olsun mesajı attığım an beni arayıp içimi rahatlattı. Yaşadığımın artık ağırlaşma ağrısı olduğunu, çatılarımın genişlediğinden dolayı bu sıkıntıyı yaşıyor olabileceğimden bahsedip, bir dahaki muayenemize kadar bol bol dinlenip, yatmam gerektiğini söyledi... Doktorumun dediği gibi sürekli yatıyorum, sadece tuvaletten tuvalete, yemek yerken falan kalkıyorum yattığım yerden.
Peki dün gece başlayan bel ağrısı da neyin nesi?
Sürekli yeni bir şeyler oluyor bedenimde. Hem keyifle izliyorum ve yaşıyorum, hem heyecan, hem korku hem de rahat bir rahatsızlık hissiyatı... Nasıl ifade edeceğimi bilmiyorum ama bu satırları yazarken bile belimin sol tarafında müthiş bir ağrı var. Daha evvel adet sancısını en dipte yaşamış biri olarak bu bel ağrısına elbette dayanabiliyorum, ama işte hareketlerim kısıtlandığı için canım oldukça acıyor. Kızım artık yol arıyor, kızıma artık yeri dar geliyor.
Belki doğumumdan önce son yazımdır bu, kim bilir...

Bedenen rahatsızlıklarımdan ziyade duygusal durumumu ne siz sorun ne ben anlatayım...
Kızımı içeride hissettiğim her an mükkemel bir duyguydu ki hala öyle. Onun kıpırtıları, karnımda yükselişi, dönüşleri, kayışları, 15-20 dakika süren hıçkırışları, konuştuğumda sesime verdiği tepkiler, poposunu karnıma dayaması, karnımın gerilmeleri... Allahım isteyen herkese nasip etsin bu mükemmel duyguyu. Ama şimdi bunlar dışında 'doğum korkusu, heyecanı' başladı.
12.07.2012 tarihinde epudral sezeryan olacağız Allah nasip ederse. Kızım erken davranmazsa...
İçimdeki ses ta ilk ana rahmine düştüğünden beri erken davranacak diyordu ama şükürler olsun 35. haftayı geçtik. Doğumun her türlüsünden korkuyorum ben aslında. Ama bir şekilde çıkacak, hep karnımda yaşayacak hali yok. Allah'a şükürler olsun 8 ay bana emek veren İzmir'deki doktorum Kahraman Kolday sayesinde bir çok paniğimi onun güleryüzü, sempatikliği, ilgisiyle yenebildim. İstanbul'a geldiğimde tek bir doktor bana İzmir'deki doktorumu aratmazdı. Kağan Kocatepe...
Aylardır Kahraman Kolday'ın hastası olsam da Kağan Kocatepe videolarıyla yaşadım. Sesi evimizde bizim 3. sesti. Arkadaşım Tebessüm'ün hem arkadaşı hem de doktoru olduğundan, tesadüfi olarak konuştuğumuzda bana, beni kendisine götürebileceğini söyleyince sevinçten delirmiştim. Çünkü bende doktor gerçekten takıntıdır. Ben bacağım ağrısa felç olabileceğimden korkan, panikleyen, çığlık bile atabilen, değişik ruh hastası bir hastayım. Ve benimle kimse öyle pek uğraşmak istemez.
Kağan Kocatepe'nin güler yüzü, ilgisi, bilgisi beni o kadar tatmin ediyor ki, panikten ziyade kendimi bu 9 aylık şiş halimle o kadar güvende hissediyorumki... Biliyorum ki istediğim her an arayabileceğim, biliyorum ki acil bir durumda hemen koşabilecek. Ve biliyorum ki beni inanılmaz rahatlatacak. Hani derler ya gözüm açık gitmez diye... Aynen öyle. Doğum için 2 doktor bana bu hissiyatı yaşatabilirdi. Şükürler olsun.

Benden beklenen performansın aksine ben hamileliğimi çok rahat, kaprissiz ve sıkıntısız geçirdim taaa ki bu 1 haftaya kadar. Sanki içimdeki his her an hastaneye taşınabileceğimizi söylüyor. İnsallah sadece iç sesimdir. Çünkü sanırım henüz hazır değilim. :) Ulan 9 ay hazırdım da son dakikaya gelince mi tırstım:)
Öyle ama...

Hamileliğin son haftasına kadar foldır fıldır gezen insanlara özeniyorum. Gerçi bende bu saate kadar bir çok yolculuk yaptım, gezdim, dolaştım, pek hamile gibi yaşamadım ama şuan var ya şuan bak hala belim zonk zonk vuruyor soldan soldan...  Bir dahaki mıuayenemiz önümüzdeki cumartesi ama sanki daha mı evvel muayene olmam gerekecek şuan bilemiyorum. Biraz daha dayanamacak hale gelirsem bilemiyorum!

Ah bu yazıyı okuyanlar, mana veremeyenler, ya da beni çok iyi anlayanlar... Hepinizin ayrı ayrı duasına ihtiyacım var. Bu saatten sonra bana yardımcı olabilecek tek güç ALLAH, dualar ve doktorum.

Kızıma kavuşmama o kadar az kaldı ki...

Neyse hiç kalkmadan yazdığım bu yazıya, belimdeki şiddetli ağrı sebebiyle son vermem gerekiyor.


Dualarınızı eksik etmeyin lütfen...

1 yorum:

Nazlıhan Şevik dedi ki...

Umarim sut kokuku yavrunla okuyorsundur bu yorumumu... Umarim muhtesem bit dogum gecirmissindir ve bizimle paylasirsin o guzel hikayeyi. Umarim kizin da sen de sagliklisinizdir.
Dun gece basladigim hikayenizi bir ordan bir burdan epey okudum ve birbirimize ne kadar cok benzedigimize hayret ettim. Umarim gunun birinde tanisiriz eminim cok severiz birbirimizi ve insallah aralarinda 4 ay olan kizlarimiz da...
Sevgiyle opuyorum sizi