26 Eylül 2013 Perşembe

EVLADIMI TANIDIKÇA KÜÇÜLÜYORUM.

Duru Belis artık büyüyor. O büyüdükçe sabrı, anneliği daha iyi öğreniyorum.
Çocukluğuma dönüp onunla oyunlar oynuyorum. Onun istediği şekilde yönleniyor oyunlarımız.
Yeni huylar türedi. Çığlık, bağırarak numaradan ağlama...
Sürekli baba baba baba ya da anne anne anne anne diye tekrarlama...
Her defasında sabırla ''efendim kızım'' ''efendim Durucum'' diyorum.
Hem siteden hem ig'den arkadaşım Sezen'in tavsiyesi ve deneyimleri üzerine ''efendim ANNECİM'' dememeye çalışıyorum. Çok güzel bir cümle söyledi bana Sezen bununla ilgili. ''Sen hiç kocana karıcığım diyor musun''? Cuk oturan bu cümle benim aklımı başıma getirdi. :)
Bazen ''annemmmmmmmmmm'' diye bağrıma basıyorum fakat hemen aklıma geliyor. Durummmm diye değiştiriyorum:)
Yavaş yavaş olacak. Herkes annesinin karnından anne olarak doğmuyor tabi...

Duru Belis'in sevdiği, nefret ettiği şeyleri artık ayırabiliyorum. Korktuğu zaman bakışlarının değişip, sesli bir ıhıhıı diye gülüşünün altına sığınıp, gözlerini belerttiğini daha net farkedebiliyorum. Herhangi bir bağırış olduğunda, yanında, sokakta, ya da tv'de hemen tepki verip çığlık atıp o sesleri durdurmak istediğini, yüksek sesten hoşlanmadığını anlıyorum. Kaçıp kovalanmaktan, sakladığım bir şeyi aramaktan, eline aldığı bir şeyi zorla değil de oyunla elinden alınması gerektiğinden, kısaca yavrumun gelişimini benim şekillendirebileceğimden artık eminim.
Sevilmeyi, ilgiyi her çocuk gibi çok seviyor. 2 kişi konuşuyorsa, el ve kol hareketleri varsa hoşlanmıyor. Konuşmaya dahil edilirse eğer durum değişiyor. Hoşuna gidiyor.
Uykuya giderken, yatağına koyduğunda, yatağa uzanıp uyuma numarası yaptığımda 2-3 çığlık atıp, baktı uyandıramıyor, kendini uykuya bıraktığını aylardır ben biliyorum. Fakat babasının yanına alıp, alıştırması, değişen mekan ve uyku düzeni bozuklukları sebebiyle mutlaka bir nefese ihtiyaç duyduğu dönemlerde olmuyor değil. Ama ben doğduğu günden bu yana hiç kucağımda uyutmadım kızımı.
Hele ayakta sallamak... Aklımın ucuna geldiği anda bile kovaladım. Uyandığı zamanlar aslında uyanmamış olabiliyor. Gözleri açık kısık kesle konuşuyor. Duru sabaha karşı 3-4 gibi de uykusunda konuşuyor. Bu sebeple uyandığında ilk etapta, ses çıkarıp, yanına gidip kaldırmıyorum. Biraz uzaktan izliyorum. Bazen dönüp dönenip geri uyuyor. Bazen ayağa kalkıyor, bakınıyor ve kendini hemen geri bırakıp, kaldığı yerden uykuya devam ediyor.
2 kişi birbirine sarıldığında çığlık atıyor. Pepee ve kardeşine bile kızıyor:)
Anne ve baba olarak biz birbirimize sarıldığımızda hemen aramıza girip bize sarılıyor. Dışlanmak istemiyor. Sevgi yumağı bir kız Duru Belis.

İleriye yönelik planlarım var, yok değil. Fakat ben istediğim kadar plan kurayım biliyorum ki o kendi için yazılanı yaşayacak, dolayısıyla kendimi hırpalamak istemiyorum. Hırpalamayacağım derken de ''saldım çayıra mevlam kayıra'' dan uzak durmam gerektiğinin bilincindeyim.
Ben anne olarak doğruyu, güzeli öğreteceğim. Eğitimin ailede başladığının bilincinde bir anne olarak, 0-3 yaşın, gelecek hayatında çok önemli olduğunu bildiğim için ona göre davranacağım.

Kendine vurmaya ve ısırmaya başladı son zamanlarda. Neden diye çok düşündüm. Baktım ki oyun oynarken, gürültüden uzak, istediği gibi hareket ederken yapmıyor. İstediği olmadığında, kaos ortamında, kucağa alınmak istemediğinde zorla kucağa alındığında, rahatsız olduğunu hissettiği anlarda saldırganlaşıyor, başkasına zarar veremezse kendine zarar veriyor. 
Sevilmek istediği zaman yanaşıyor. Uyku saati geldiğinde gözleri küçülüyor. Kucak istediği zaman belli ediyor. Oyun oynamak istediği zaman oynuyor, serbest kalıp dolaşmak istediği zaman dolaşıyor, kendi kendine oyunlar yaratıp, ona uymamızı istediği zaman karşılığını alıyorsa sorun yok. Gayet mutlu, uysal,  huzurlu, mutluluktan kahkahalar atıp, çığlık atan bir Durubella oluyor.

Bebeğim büyüdükçe, korkularım büyüyor.
Korkularım büyüdükçe katılaşıyorum.
Katılaştıkça küçülüyorum.
Küçüldükçe, kızımla büyüyorum.

Böyle işte.
Endişelerimin sebebi bir birey yetiştirecek olmam...

Evlat bir sanat eseriyse, sanatçı anne ve babadır.
Allah ileride parmakla gösterilmese bile, kendi çapında ve çağında düzgün bir evlat olmayı nasip etsin evladıma ve herkesin evladına.



Hiç yorum yok: