14 Mart 2013 Perşembe

BEGÜM SAYFAYI VE VAKTİ BOŞ BULURSA

Bol bol yazacak vaktim vardı bu hafta. Ben ne yaptım? Yan gelip yatmayı seçtim.
Canımın içi teyzem ve anneannem bendeydi. Sırtımın rahatlıktan ağrıması ise ayrı bir konu:)
Sanırım fazla rahatta adamı hasta ediyor. Evim toplandı, çamaşırlarım yıkandı, ütülendi. Son 1 aydır kaybettiğim düzenimi gelip cuk diye geri oturttu teyzem. Ne şanslıyım ben!
Allah başımdan eksik etmesin ailemi.

Bu arada Duru hanım sevgi yumağı oldu. Ve inanmak istemesem de çocuğuma garip şeyler olmakta. Nasıl mı? Yatağına koyunca uyuyan hanım kızım, beni başında istiyor. Çaktırmadan kendimi saklayınca avaz avaz bağırıyor. Dayanamıyorum yanıma alıyorum. Küt diye uyuyor. Son bir kaç gündür böyle. Ne yapacağım  bilmiyorum... Oysa ben bana yapışık bir çocuk olsun hiç istemiyorum. O da benim bu isteğimin tam tersi davranışlar sergilemeye başladı. Oynarken bile çoğu zaman beni yanında istiyor. Bunun emeklemesi var , yürümesi var... Var da var! Ne yapsam bilemedim.
Gerçi yanlış anlaşılmasın bu hallerini sevmiyor değilim. Ama bir gerçek var ki adam olacak çocuk bokundan belli olur. Bokunu yalnız yapmaya alışmasını istiyorum işte. Sorun burda. Paçama yapışmasın. Kendi kendine yetebilen bir çocuk olsun.

Şimdi gündemde başka bir şey daha var. ''Eğer ikinciyi düşünüyorsan geciktirme''... Oldu ben bir Yaşar Bakkala sipariş vereyim, hazırlasın bize ikinciyi... Daha Duru Belis'ime doymadan ikinciyi nasıl yaparım? Aslında yaparım ikiz gibi büyürler. Ama Durubella'ma ihanet etmiş olur muyum? Bir de oğlum olsa fena olmaz hani... Yok ya kız mı olsa acaba? Kız kıza arkadaş gibi büyürler. Yok ya belki kızım kardeş istemeyecek... Yok yok ister canım bende istemiştim. Ama neden ben şuan halimden memnunum hem, iyi ki kardeşim yok diyebiliyorum. Ya bencil olursa? Ya kıskançlık duygusu gelişirse? Of'! Başım döndü! Tek çocuk şımarık derler.

Evet şımarığım ben. Sevgi arsızıyım. Öyle şımarık deyince insanın aklına ağız burun yaya yaya konuşan, abuk subuk tipler gelir. Yok yavrum ben onlardan değilim. Arsızım ben. Çok severim. Çok paylaşırım. Benim olan şey ilk 1 hafta benimdir. Sonra herkesin olabilir. Malım kıymetli değildir. Kıskanmam, özenmem. Onun var neden benim yok demem. Onda varsa benimde olmalı demem. Her gördüğümü istemem. İstediğim şeyi direkt dile getiririm. Taklit etmem. Etmiyormuş gibi yapıp onun bunun kopyası gibi gezmem. Varken güzel yaşar, yokken idare ederim. Ne bileyim işte ben annemle babamın prenses kızıyım.

Şimdi bir kardeşim olsa da acaba böyle mi olurdum? Yani bilemiyorum kardeşlik nasıl bir şey... Arkadaşlarımda giderdim ben o kardeşlik duygusunu. Tabi ben kardeş gördükçe, arkadaş muamelesi gördüğümden pek hissedemedim, kardeşimin bana nasıl davranabileceğini. Olsaydı iyi olur muydu? Olurdu. Yok ya olmazdı. Aslında olurdu. Hayatta tekim. Allah ailemi başımdan eksik etmesin ama onlara bir şey olsa kimsem yok. Ama neden BEN varım. İnsanın en iyi dostu kendisi değil mi? En iyi anlayanı... Yeri geliyor kardeş kardeşe bıçak çekiyor. Kardeş kardeşe ihanet ediyor. Yok ya. Böylesi iyi. Neyse gelmişim 30 yaşına, olmuşum anne. Şimdi kardeşim olsa ya da olmasa konusunu burada kendi çapımda tartışmam gereksiz. Sorun şu ki Duru'nun kardeşi olmalı mı olmamalı mı? Buna önce ALLAH sonra eşimle biz karar veririz. Yani siz istediğiniz kadar konuşun.

Aklıma su kaçtı bir kere.
Hooop yuttum suyu.
Şimdilik kalsın. Belki 2 sene sonra diyor bu bloğu burada noktalıyorum.
Sevgilerle...

6 Mart 2013 Çarşamba

FacebookİnstagramTwitterBen

Şimdi gelelim Sosyal Medya'ya,
Bir kere kim ne derse desin, benim bir uzvum gibi.
İnstagram, Facebook ve Twitter...
Bu üçü benim en kalabalık dostum.

Facebook'ta Kadınlar Kulübüm ve ailem, Twitter'da atarlanmalarım, İnstagram'da fotoğraflarım...

İlk bağımlılığım Facebook'tu ama hakikaten boku çıktı. Eskiden çok sık durum güncellemesi yaparken şimdi sadece fotoğraf paylaşıyor, ailemle görüşüyor, fotoğraf altına yapılan yorumlarla eğleniyorum. 2012 Temmuz Annelerimle laflıyorum. Hee bir de top patlatıyorum:)
Eskisi kadar haz almasam da takılıyorum, bakmadan yapamıyorum.

Twitter'a 4 yıl evvel transfer oldum. İnsan durduğu yerde bile kafasında cümleler uçuşur. Dili sussa bile beyni konuşur, kalbi konuşur. Hadi konuşmuyor benimki desenize... Yok öyle bir şey. İnsan düşünmeden duramaz. Bir kelime, bir cümle mutlaka kurar insan içinden. İşte ben içimden kurduklarımı twitter'a yazanlardanım. Twitter insanların olmak istediği insanı konuşturdukları yer bence. Ve ben bu alemde kendimi şanslı görüyorum. Çünkü olduğum insanı net bir şekilde yansıtabiliyorum. Alakasız bir cümle kurup alakasız insanların üzerine alınmasına sebebiyet verebiliyorum. Dolayısıyla üstüne alınan insanların NE OLDUĞUNU öğrenebiliyorum. Güzel yer şu tibitır:) He ismime olmasa daha rahat küfür edeceğim ama işte olmuyor bazen. Hani anne olduk ya, biraz ağır olmak gerekiyor'MUŞ. Yazdıklarım benim ağırlığımı alır'MIŞ. Eh zaten ben yazarken hafifliyorum. İşte ağırlık hafiflik anlayışlarım farklı benim:)

İnstagram... Son gözdem. En sevdiğim. Fotoğraf manyaklığının en uç hali. Fotoğraf çekmek, paylaşmak, paylaşılanları beğenmek, izlemek, yorumlaşmak çok keyifli. Hele benim gibi anneler ve anne adaylarıyla tecrübelerimizi, anlarımızı paylaşmak çok keyif verici. Bilmiyorum belki hoşlanmayanlar olabilir ama benim için çok büyük eğlence. 1 saat bakmazsam kendimi eksik hissediyorum. Seviyorum işte var mı diyeceğiniz:)))

Tabi bu sosyal Medya'da yer alan herkes 1 değil. Bu da beni daha bir bağımlı hale getiriyor. Benden farklıları, benden iyileri, benden güzelleri, ben gibileri izledikçe mutlu oluyorum. Kadınların çok olduğu yerde bok eksik olmaz. Bu bir gerçek. Ama ben bir kadın olarak kimseye kadın gözüyle bakmıyorum. ANNE olarak gördüğümden kimseyle bir problem yaşamıyorum. Problem yaşayan, yaşamaya çalışanlardansa hemen uzaklaşıyorum. Sanal alemde, sanal kavgalarda hiç işim olmaz. O onu demiş, bu buna laf demiş, o onun yaptığının aynısını yapmış, bu onu kıskanmış, o patates yemiş bu yumurta tarzında muhabbetlere kalemim, gözüm kapalı.
Herkes patates, yumurta yesin, ben soğanımla mutluyum.

Öyle böyle şöyle işte sosyal medya bağımlılığım var mı ? VAR.
Kendim gibi bir çok insanı bağımlı hale getirdim şu İnstagram, Facebook ve Twitter'a.

Sosyal paylaşım sitelerinde sosyalleşmek güzel. Hele ki vaktinin çoğunu evde geçiren bir anneysen.